31 Aralık 2009 Perşembe

26 Kasım 2009 Perşembe

25 Eylül 2009 Cuma

Oğlum'a

Dokunursa ellerim
Sana şefkatimdir
Öpersem o gözlerinden
Sana sevgimdendir

Hoşgeldin dünyaya
Sefalar getirdin
Hoşgeldin dünyama
Mutluluklar getirdin

O güzel ellerin dert görmesin oğlum
O bal gözlerine nazar değmesin oğlum

O masum gülüşün hiç eksilmesin yüzünden
Bir ömür dolusu senin olsun sevinçler

Doğacak seninle güneşler gecelere
Gelecek ümitle yedi renk çiçekler

(Seden Gürel'in Oğlum şarkısından alıntıdır)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Bayram Ziyareti...

Uzun zamandır ertelediğimiz Ankara ziyaretimizi nihayet Bayram tatilinden yararlanarak gerçekleştirdik. Aile dostlarımızın ikiz bebeklerini görmeye gittik. Zaman ne kadar da çabuk geçiyor sanki daha dündü doğum haberlerini aldığımızda.İkisi de çok tatlı maşallah.Okan da çok sevdi bebekleri.Kucağıma aldığımda hiç kıskançlık yapmadı. Kardeşleri gibi sahiplendi her ikisini de.İlk defa Okan otobüs ile bu kadar uzun yolculuğa çıktı. Yolculuk biraz sarstı onu,ama ona rağmen orada bulunmaktan mutluydu.Geri dönmek için otobüs e bindiğimizde bile epey bir geri dönelim bebişlere diye ağladı. Çok kısa kaldık inşallah bir dahaki sefere daha uzun kalma imkanımız olur bol bol hasret gideririz. Havanın soğuk olması nedeni ile pek dışarı çıkamasak ta kısa bir Harikalar Diyarı turu yapabildik. Resimleri daha sonra yükleyeceğim. Ankara’daki herkes bize karşı çok sıcak’tı çok samimiydi buradan hepsine tekrar çok teşekkürler. Soğuk şehrin sıcak insanları sizi buradan kocaman kucaklıyoruz .( Ankara deyince hep soğuk bir şehir geliyor aklıma) Umarım aradan çok zaman geçmeden tekrar sizi görme imkanımız olur.Kocaman sevgiler hepinize….

27 Ağustos 2009 Perşembe

Köpük..........

Vazgeçmek,vazgeçebilmek. Hepimiz hayatında bir şeylerin uğruna sevdiği,istediği başka şeylerden vazgeçmek zorunda kalmışızdır. Oğlum ile aramızda geçen ve beni derinden etkileyen bir konuşmayı sizinle paylaşmak istiyorum. Geçen günü oğluma köpük tabancası aldım.Eline alır almaz peş peşe köpük çıkartmaya başlayınca öyle çok mutlu oldu ki.Köpükler etrafa dağıldıkça çığlıklar atıyordu.O heves ile yedek köpükler dahil hepsini bitirdi. Bir gün sonra işten geldiğimde boynuma sarılarak anne köpük bitti dedi. Yarın işe gittiğimde alırım oğlum diye cevap verdim. İşe gitme kelimesini duyunca yüzü değişti,daha sıkı sıkı sarıldı boynuma.Ama anne bak dedi pencereyi eli ile göstererek karanlık olmuş sen işe gitme korkarsın dedi. Yarın sabah aydınlık olunca gideceğim zaten diye cevap verdim. Bunu duyunca da hayır anne sen işe gitme ben köpük istemiyorum dedi. Boğazım düğümlendi,usulca gözümden yaş süzüldü ağlama anne ağlama anne diyerek gözümdeki yaşı sildi.Oğlum benim ile zaman geçirmek uğruna çok severek oynadı köpüğünden bile vazgeçmişti. Canım oğlum İnşallah hayatın boyunca sevdiğin,istediğin hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda kalmasın...

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Küçük Moda Editörüm Benim...............

Oğlum büyüyor bunu her gün daha iyi anlıyorum.O artık bir birey.İsteklerini kızgınlıklarını,sevinçlerini gayet net bir şekilde hem sözlü hem de davranış olarak ifade edebiliyor. Dışarı çıkacağımız zaman giyeceği elbiselerini dolabından kendi seçiyor.Asla istemediği bir giysi yi ona giydiremesiniz. O an için hangisini uygun buldu ise onu giyiyor. Kendi giysilerini seçtiği gibi artık benim giydiklerime de karışıyor.Üstümdekini beğenmez ise anne diğerini giy diyor.Bizde mecbur onun isteklerine uyuyoruz. Oğlum artık benim moda editörüm olmuş meğer :)Hele bir de birimizin giysisi bir diğerinin kine benziyorsa mümkünü yok asla o giysiyi giydirmiyor diğerinin ki diye.Annem ve kendime aynı model ama renk farkı olan terlik almıştım.Anneme o terlikleri giydirmiyor onlar annenin sen giyme diyor. Kayınvalidem Umre ziyaretinden döndükten sonra hoş geldin e gittik.Ona alınan hediyeler ile bol bol oynadıktan sonra sıra geldi benim hediyeme. İnci takı seti almış kayınvalidem bana Okan daha benim elimde görünce güzellll dedi beğendi . Doğumdan sonra yüzük,küpe,köyle hepsini çıkartım ve şu anda da hala hiç birisini takmıyorum. Bebekken başını omzuma,yüzü yüzüme dokunduğu için birkaç kez ufak çizilmeler olmuştu o günden beri de asla takmıyorum. Oradakilerin de ısrarı ile taktık küpeleri bilekliği yanımda beni izliyor ne yapıyor diye. Durdu yanıma baktı, baktı çok güzel anne dedi.Çok zaman geçmeden geldi yanıma sarıldı anne çıkar dedi. Ne giyeceğime ne takacağıma anlayacağınız oğlum karar veriyor artık.Küçük moda editörüm benim……….

7 Ağustos 2009 Cuma

Caillou Sevgisi bir başka........

Caillou sevgisi Okan da bir başka. Çocukların tv karşısında çok zaman geçirmeleri pek tavsiye edilmiyor da olsa bu Caillou nun yayınlandığı saatler için bizim evde geçerli değil. Yastığına yaslanarak sadece oraya konsantre oluyor etrafındakileri duymuyor ancak birkaç seslenişten sonra cevap veriyor. Bu ara Caillou nun cdsini bulmaya çalışıyoruz, ama maalesef hiçbir yerde hazır cd satılmıyor.Bilgisayar dan indirilince televizyon da göstermek için değişik bir programda kaydedilmesi gerekiyormuş bu da benim bilgisayar bilgimi aşan bir işlem olduğu için başarılı olamadım,neyse sonuç olarak araştırmalarımız devam ediyor Okan da Yumurcak Tv deki yayınları sabırsızlık ile bekliyor. Gün içersinde tüm yayınlanan saatlerde tekrarı olsa dahi aynı heyecan ile izliyor. Bitince de ağlama faslı başlıyor Caillou istiyorum Caillou istiyorum diye. Bende bu Caillou sevgisinden yararlanarak yapmak istemediği bir şey olursa Caillolu yi örnek göstererek yaptırmaya çalışıyorum .Yemek yemek istemedi zaman ama bak Caillou nasıl yemeğini yiyor .Genelde bu işe yarıyor ama işe yaramadığı bir yer var dışarıda elini hiç kimseye vermiyor. Tek başına elini sallaya sallaya yürüyor.Ama bak Caillou nasıl annesinin elini bırakmıyor sıkı sıkı tutuyor desem de Okan da hemen hazır cevap.Ama anne Caillou daha küçükkkk o yüzden annesinin elini tutuyor.:))) Okan büyük. Canım oğlum hayatta hep böyle gülümseyerek ,mutlu bak o yüzündeki gülüşün hiç solmasın hiç eksilmesin………..

6 Ağustos 2009 Perşembe

Tuvalet Eğitimi - Byee Byee Bezim.....

Oğlum doğdu günden beri beni en çok korkutan süreç tuvalet eğitimiydi. Zamanı geldiğinde nasıl alışır ne yapmamız gerekiyor,doğru zamanı ne zaman zira her çocuk için bu zaman değişmekte. Arkadaşımın kızı oğlumdan 3 ay büyük kısa sürede çok sorun yaşamadan başarılı olunca biz de eve bir oturak almaya karar verdik. Eve getirdiğimizde Okan oturdu ama bezi ve giysileri ile. Bezini çıkartarak oturmayı kesinlikle reddetti. Bu arada ben diğer blog lardan ve net ten tuvalet eğitimi ile ilgili yazıları inceliyorum. Çevremdeki insanların artık büyüdü her şeyi anlıyor neden bezi atmıyorsunuz sözlerinin aksine yazılanlar zamanı gelince kendi söyler kesinlikle çocuğu zorlamayın diyordu. Bizde öyle yaptık zorlamadık evin bir köşesine koyduk en azından varlığına alışsın diye. Oturağın üstüne basıp vitrinden kalem almaya kullanıyordu Okan. Üzerinden 1 hafta daha geçmeden bir akşam eve geldiğimde annem Okan bu gün çişini oturağa yaptı dedi annem. O gece 10-15 dk ara ile anne çiş geldi deyip koşuyordu oturağa.Oyun haline geldi onun için peşinden alkışlıyorduk. Devrisi gün,bir sonraki gün böyle devam etti.Nasıl yani bu kadar kolay mıydı? Birkaç kez de kazalar olmuş.Olmuş diyorum çünkü çalıştığım için bunları sadece dışarıdan bir izleyici,dinleyici olarak izliyorum.Bu da beni kahrediyor. Yanlış anlaşılmasın bir önceki yazımda da benzer şeyler yazdım için çalışmaktan şikayetçi filan değilim, sadece oğlumun ilk lerini göremedim için üzgünüm. Çiş sorununu hallettik ama sıra kaka ya gelince oturmaktan da daha kesin bir tavır sergiledi. Bezine yaptığı zaman bak annecim sen artık büyüdün artık buraya yapacaksın dediğimde HAYIRRRRR diye bağırıyordu. Onu da belirli zaman ertelemeye karar verdik ve çok üstüne gitmedik. Üstünden yine birkaç gün geçmeden annem güzel haberi verdi.Benim akıllı oğlum bizi hiç uğraştırmadı.Kendi çözmüştü her şeyi. Dilerim herkes için tuvalet eğitimi bu kadar kolay olur.Yalnız benim hatamdan dolayı birkaç kez kazalar yaşadık.Bezi attığımız halde dışarı çıktığımızda uzak yere giderken bezi tekrar bağladım,ve bu onun kafasının karışmasına neden oldu. Dışarı çıktığımızda birkaç kez bez bağılı diye kaza yaşadık. Şimdilerde gece sorununu da çözmeye çalışıyoruz. Bakalım bu süreçte neler yaşayacağız. Bir iki sabah bezi kuru olarak kalkıyor.Bir kaç gece daha böyle devam ederse gece de beze veda edeceğiz. Bizden wc durumumuz ile ilgili haberler şimdilik bu kadar.Bizi izleyen herkese buradan sevgiler………

21 Temmuz 2009 Salı

Bir Kriz Sabahı daha Gel Akşam Gel….

Her sabah işe gitmek için evden çıkış saatim erken olduğu için Okan'nın uyanış saatine denk gelmiyordu.Denk gelen günler de olmuyor değil. Bu sabahki gibi. Servis saati değiştiği için Okan’nın tam uyanma saatine denk geldi.Hazırlandığımı görünce anne telefon geldi mi diye sordu.(Aşağıya inmem için telefonu çaldırıyorlar onu kast ediyor).Yok oğlum gelmedi daha dedim,aldı telefonu eline.Bir kaç dakika geçmeden daha telefon çaldı.Çıktık birlikte odadan bazı sabahları gibi beni uğrayacağını düşündüm. Caillou yi aç dedi dedesine,bende bir yandan ayakkabılarımı giymeye çalışıyorum. Babam Yumurcak TV kanalını bulmaya çalışıyor bir taraftan, buldu ama daha Caillou nuın başlamasına 15 dk var. Yandık döndü baktı ki kapıya yönelmişim koşa,koşa geldi tuttu elimden ditme anne ditme anne diye başladı ağlamaya. Göz yaşları süzülüyor,böyle bir anda ne yapacağımı şaşırıyorum öyle içim eriyor,göz yaşlarım içime akıyor. Ditme anne,ditme anne ben kapının dışında o iç tarafında çekiyor beni içeriye, göz yaşları süzülüyor, servis aşağıda bekliyor.Aldım kucağıma anlattım,anlattım hiçbir şey işe yaramıyor. Götürdüm babasının yanına onu da istemedi hala ağlıyor ve ditme, ditme diyor.Bıraktım, çıktım merdivenlerden ağlayarak indim.Çocuklu annelerin çalışmasının en zor yani bu herhalde. İşe kadar ağlayarak geldim bu satırları yazarken de hala ağlıyorum. Arkamdan ne kadar ağladı, sustu mu avutabildiler mi bunlar dönüp duruyor kafamda arasam aramaya da korkuyorum sustu ise sesimi duyunca bir daha ağlar diye.Genelde pazartesi sabahları oluyor hafta sonu birlikte vakit geçirdiğimiz için daha çok özlüyor birlikte olmayı.Yine böyle bir kriz sabahı giysilerimi sakladı işe gitmeyim diye. Böyle durumlarda ne çalışan anneler çocukları ile daha kaliteleri zaman geçirirler yazıları ne de servisteki arkadaşlarının çocuk bu ağlar,ağlar susar deyişi üzüntümü hafifletiyor.Umarım oğlum büyünce neden çalışmak zorunda olduğumu anlarsın.Seni her şeyden çok seviyorum. Gözünden süzülen tek damla yaşa kurban olurum ben.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Oğlum benzetirse..........


Geçen akşam günlük gazetelere şöyle bir göz atim dedim. Gazetenin ilk sayfasını daha aralamadan Okan eli ile gazeteyi göstererek baba, baba diye bağırmaya başladı. Sürekli gazetedeki resimleri gördükçe anne bu ne, bu ne diye soran oğlum bu defa sormaya ihtiyaç duymadan ne olduğunu kendi bulmuş meğer. Hadise konserinde çekilen resim karesinde Hadisenin sol tarafında duran dansçıyı babasına benzetmiş :) Oğlum baba değil o bak abi dans ediyor desem de Okan ı inandıramadım ve onun dediğini onaylamadım için ağlamaya başladı. Ağlamasını duyan babası da ne oluyor neden ağlıyorsun diye geldi yanımıza.Ona da aynı şekilde bak baba burada bak baba burada dedi. Yüksel de oğlum her kel olan kişi baban mı dedi:) Dansçının da saçı kısa diye benzetti herhalde. Ama Okan ı inandırmak ne mümkün,böylelikle babamız Hadisenin dansçısı oluverdi. Babası sen bizden gizli, gizli Hadisenin dansçısı olur musun Okan böyle yakalar işte………………:)

7 Temmuz 2009 Salı

Mimlendik....

Sevgili İkra ve Yüşra nın annesi canım arkadaşım oya bizi mimlemiş.Öncelikle teşekkür ederiz.
Kural olarak soruları yanıtlamak gerekiyor galiba ?
1- Kullandığım Parfüm : Avon Incandessence EDP
2-Kullandığım Krem : Nivea Soft
3- En Son Okuduğum 3 Kitap : Simyacı - Paulo Coelno, Ezilenler-Dostoyevski,Umut Parkı-Jane Austen
4-Son Aldığım 3 Ürün : Oğluma tişört,yeğenime tişört,kendime gömlek.
5- Seyrettiğim 3 Dizi : Yaprak Dökümü, Asi, Küçük Kadınlar.

Ve sıra geldi mimleyeceğimiz blog arkadaşlarımıza.
Bizi blog dünyası ile tanıştıran sevgili Aslı nın annesi Nuray http://benimhakkimdahersey.blogspot.com/ ve diğer blog arkadaşlarımızı http://merve_miray.sitemynet.com/mervemiray/ http://meripoint.blogspot.com/ mimledikkkkkkk.....

1 Temmuz 2009 Çarşamba

İyi ki Doğdu Anne ........

Bir yıl daha bitti. Bu yılın sonunda geriye batkımda harika bir yıldı diyemiyorum ama sağlıklı ve yanımda oğlum olduğu sürece daha ne isterim ki. Önümüzdeki yıl inşallah her yeni gün bir önceki günden daha güzel olur. Bu gün yanımda olan,uzaklarda olup ama kalbi ile yanımda olan tüm dostlarıma teşekkür ederim. Ayrıca yeni işe başlamama rağmen bu günü hatırladıkları ve onlar için değerli olduğumu hissettirdikleri için tüm iş arkadaşlarıma da teşekkürler.Pastanın tadı bu arada harikaydı :) Ayrıca hatırlayıp mesaj gönderen dostlarıma, geleneksel olarak Türkcell e de teşekkür ederim :) Bütün bunlar olurken oğlum mu ne yapıyor? Pastanın üzerindeki mumları yakıp, yakıp üflüyor. İYİ Kİ DOĞDU ANNE, İYİ Kİ DOĞDU ANNE deyip minicik kolları ile boynuma sarılıyor.Tabi anne bu durumda dünyada ki en mutlu insan oluyor. Bu pasta üfleme işlemi kaç kez tekrarlanıyor inanın ki sayamıyorum saatlerce. O kadar mutlu oluyor ki üfledikçe. Çocuklar ne kadar samimi ne kadar içten oluyorlar yüzündeki o gülücüğü görmeye değer.Umarım o gülücükler yüzünden hiç eksik olmaz oğlum ve ömür boyu böyle mutlu olursun..........

25 Haziran 2009 Perşembe

Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun.......

Dertleriniz kum tanesi kadar küçük, sevinçleriniz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun
Bin damla serpilsin yüreğinize, bin tatlı mutluluk dolsun günlerinize, bin bir hayaliniz gerçekleri bulsun, her türlü dualarınız kabul olsun.Kandiliniz mübarek olsun.

21 Haziran 2009 Pazar

Babalar Günün Kutlu Olsun Babacım.....

Ömür boyu elimi bırakma babacım.Hep sımsıkı tut olur mu ?





Dileriz varlığını, gücünü ömür boyu yanımızda hissederiz. Seni çok seviyoruz.

Yüreği çocuklarına verecek sevgi ile dolu bütün babaların babalar günü kutlu olsun.

Posted by Picasa

19 Haziran 2009 Cuma

15 Haziran 2009 Pazartesi

14 Haziran 2009 Pazar

Çok şükür oğlum daha iyi...


Çok şükür oğlum bu gün daha iyi.Kusma kesildi ishal de çok fazla değil.İştahı henüz düzelmedi ama inşallah o da düzelir bir kaç gün içersinde.Resimde oğlum komşu ablası Selva ile parka giderken. Selva Ablası oğlumdan bir yaş büyük ama tam bir abla gibi koruyor Okanı. Bazen çok aşırıya kaçınca minik kazalar da olmuyor değil. Sarılım derken dengelerini kaybedip yere düşmeler gibi. Yolda yürürken hiç kimsenin elini tutmayan oğlum ablanın elini tutmaya razı geliyor. Bu aralar favorimiz park.İşten gelmemi sabırsızlık ile bekliyor.Giyinmiş hazırlanmış ellinde ayakabıları beni kapıda bekliyor. İçeri girip üstümü değiştirmeme bile izin yok.Gün içersinde zaten anem bir kez çıkartıyor bir de akşam birlikte çıkıyoruz ama ona rağmen Okan a yeterli gelmiyor.Eve gelirken ağlayarak geliyoruz. Bu arada oğlumun saçını babası kesti.Makine ile sıfıra vurdu.İlk başta yadırgasa da daha sonra alıştı. Oğlum ne olmuş diye sorunca Caillou diyo.Caillou nın da saçları kel olduğu geldiği herhalde aklına.Sabahları Caillou serisini izlemek ise başka bir keyf Okan için.

Resim kareleri..

Posted by Picasa

13 Haziran 2009 Cumartesi

12 Haziran 2009 Cuma

Ablamız Cemile bu gün karne aldı......


Oğlum ablası Cemile ile

Bizim ile birlikte oturan yeğenim Cemile bu gün karne aldı.Gerçi karneyi göremedik ama telefon açtında çok heyecanlıydı.Teyzeeee hepsi beş hepsi beş diye. Yaz tatili için ailesinin yanına gitti. Okan şimdiden çok özledi ablasını. Sürekli abla okul gitti abla okul gitti deyip duruyor.Evden çıkarken de peşlerinden çok ağlamış zor ayrılmış. Birbirine çok alıştılar onunlayken evin içersinde dur durak bilmiyor. Oğlum seni çok özleyecek ablası. Karne için de tekrar tebrikler.....
İnşallah okul hayattında hep böyle başarılı olup hayallerini gerçekleştirebilirsin. Seni çok seven yeğenin ve teyzen.


10 Haziran 2009 Çarşamba

Biricik oğlum hasta oldu...


Gece oğlum hastalandı.Uyku saatinden epey bir bir geç yattı. Dolaştı durdu oyuncakları ile oynadı. Geç yattığı için bu gece kalkmadan uyur diye düşündüm ama uyuduktan 1 saat geçmemişti bir ses ile uyandık , baktım oturmuş yatağın içinde eli ağızında kusuyor.Kustukça da korktu epey bir ağladı.Yüzünü yıkadık üstünü değiştirdik yanıma aldım.Anne ben kustumm diyor.Sarıldı boynuma.O minicik kolları ile sarılınca dünyalar benim oluyor.Bir bana sarılıyor bir babasına tam uyudu derken yine bir partı kusma ile uyandı.Ara ara tekralanınca hastaneye götürelim diye düşündük bu arada sabah saat 5 olmuştu.Oğlum doktora gidelim mi diye sordum.Didelim anne dedi. Hazrılandık gittik doktor baktı boğazları biraz kızarmış dedi mide bulantısı için iğne yaptılar ve ilaç yazdı. Kusma devam ederse yine getirin serum bağlarız dedi.İnşallah devam etmez bir an önce ileşir minik oğlum. Onu hasta görmek öyle çok üzüyor ki beni her anne gibi.Bu gün benim için nasıl geçecek bilemiyorum. Evden çıkarken iğnenin etkisi ile uyuyordu,mide bulantısı hafifledi herhalde, mışıl mışıl uyurken bıraktım. Onu uyurken bile özliyorum. İşte olduğum ayrı kaldım süre içersinde hep aklımda. Akşam olsun oğlumu bir an önce göreyim diye saatleri sayıyorum. Anne olmak çok başka bir şey. Rabbim isteyen dileyen herkese bu duyguyu tattırsın. Allah tüm bebekleri korusun hastalık vermesin.Bir an önce iyileş oğlum o güler yüzün hiç solmasın hep gülsün. Neşen hiç eksik olmasın. ( Hastane odasında bile gülümsemeyi başarabilen oğlum ) Sen yıllar sonra gelen bebek sevdamsın, gül yüzlüm minik adam.Annen seni çok ama çok seviyor.

28 Mayıs 2009 Perşembe

Hoşgeldin Canım Oğlum...

Canım oğlum ,Hayat ışığım doğuşun ile doğdum.Varlığın ile var olduğum. Çok bekledim ama geldin. Hoş geldin hayatımıza,hoş geldin kalbimize.01 Nisan 2007 günü senin doğumun ile bir başka anlam kazandı kalbimde.Sen Rabbim tarafından bize verilen en büyük mucizesin en büyük armağansın.Beraber verdik bu mücadeleyi ,hayat mücadelesini,beraber başardık oğlum.İyi ki varsın iyi ki hayatımdasın. Sana söyleyecek o kadar çok şey var ki sadece yüzünü bile seyretmek beni mutlulukların en derinine götürüyor. İleride fotoğraflarının yanı sıra geçmişe ait mektupların da olsun istiyorum. Seni büyütürken hissettiklerimi sana iletmekten onur duyuyorum. Umarım sağlık mutluluk ve şans hep seninle olur.Allah bahtını,şansını bereketini hep var etsin açık etsin.
SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM OĞLUM
Hazır annemden kurtulmuşken tek başına kaydırağa binmenin tadını çıkartayım :)

Her bebek parmak izi kadar eşsizdir.

Geçen Yaz'dan kareler...


Oğlum geçen yaz gittiğimiz Keşandaki bahçe yi çok sevdi.
Geçen sene çekilen fotoğraf kareleri.Oğlum Emirgan parkındaki rengarenk çiçeklere bayıldı.

27 Mayıs 2009 Çarşamba