21 Temmuz 2009 Salı

Bir Kriz Sabahı daha Gel Akşam Gel….

Her sabah işe gitmek için evden çıkış saatim erken olduğu için Okan'nın uyanış saatine denk gelmiyordu.Denk gelen günler de olmuyor değil. Bu sabahki gibi. Servis saati değiştiği için Okan’nın tam uyanma saatine denk geldi.Hazırlandığımı görünce anne telefon geldi mi diye sordu.(Aşağıya inmem için telefonu çaldırıyorlar onu kast ediyor).Yok oğlum gelmedi daha dedim,aldı telefonu eline.Bir kaç dakika geçmeden daha telefon çaldı.Çıktık birlikte odadan bazı sabahları gibi beni uğrayacağını düşündüm. Caillou yi aç dedi dedesine,bende bir yandan ayakkabılarımı giymeye çalışıyorum. Babam Yumurcak TV kanalını bulmaya çalışıyor bir taraftan, buldu ama daha Caillou nuın başlamasına 15 dk var. Yandık döndü baktı ki kapıya yönelmişim koşa,koşa geldi tuttu elimden ditme anne ditme anne diye başladı ağlamaya. Göz yaşları süzülüyor,böyle bir anda ne yapacağımı şaşırıyorum öyle içim eriyor,göz yaşlarım içime akıyor. Ditme anne,ditme anne ben kapının dışında o iç tarafında çekiyor beni içeriye, göz yaşları süzülüyor, servis aşağıda bekliyor.Aldım kucağıma anlattım,anlattım hiçbir şey işe yaramıyor. Götürdüm babasının yanına onu da istemedi hala ağlıyor ve ditme, ditme diyor.Bıraktım, çıktım merdivenlerden ağlayarak indim.Çocuklu annelerin çalışmasının en zor yani bu herhalde. İşe kadar ağlayarak geldim bu satırları yazarken de hala ağlıyorum. Arkamdan ne kadar ağladı, sustu mu avutabildiler mi bunlar dönüp duruyor kafamda arasam aramaya da korkuyorum sustu ise sesimi duyunca bir daha ağlar diye.Genelde pazartesi sabahları oluyor hafta sonu birlikte vakit geçirdiğimiz için daha çok özlüyor birlikte olmayı.Yine böyle bir kriz sabahı giysilerimi sakladı işe gitmeyim diye. Böyle durumlarda ne çalışan anneler çocukları ile daha kaliteleri zaman geçirirler yazıları ne de servisteki arkadaşlarının çocuk bu ağlar,ağlar susar deyişi üzüntümü hafifletiyor.Umarım oğlum büyünce neden çalışmak zorunda olduğumu anlarsın.Seni her şeyden çok seviyorum. Gözünden süzülen tek damla yaşa kurban olurum ben.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Oğlum benzetirse..........


Geçen akşam günlük gazetelere şöyle bir göz atim dedim. Gazetenin ilk sayfasını daha aralamadan Okan eli ile gazeteyi göstererek baba, baba diye bağırmaya başladı. Sürekli gazetedeki resimleri gördükçe anne bu ne, bu ne diye soran oğlum bu defa sormaya ihtiyaç duymadan ne olduğunu kendi bulmuş meğer. Hadise konserinde çekilen resim karesinde Hadisenin sol tarafında duran dansçıyı babasına benzetmiş :) Oğlum baba değil o bak abi dans ediyor desem de Okan ı inandıramadım ve onun dediğini onaylamadım için ağlamaya başladı. Ağlamasını duyan babası da ne oluyor neden ağlıyorsun diye geldi yanımıza.Ona da aynı şekilde bak baba burada bak baba burada dedi. Yüksel de oğlum her kel olan kişi baban mı dedi:) Dansçının da saçı kısa diye benzetti herhalde. Ama Okan ı inandırmak ne mümkün,böylelikle babamız Hadisenin dansçısı oluverdi. Babası sen bizden gizli, gizli Hadisenin dansçısı olur musun Okan böyle yakalar işte………………:)

7 Temmuz 2009 Salı

Mimlendik....

Sevgili İkra ve Yüşra nın annesi canım arkadaşım oya bizi mimlemiş.Öncelikle teşekkür ederiz.
Kural olarak soruları yanıtlamak gerekiyor galiba ?
1- Kullandığım Parfüm : Avon Incandessence EDP
2-Kullandığım Krem : Nivea Soft
3- En Son Okuduğum 3 Kitap : Simyacı - Paulo Coelno, Ezilenler-Dostoyevski,Umut Parkı-Jane Austen
4-Son Aldığım 3 Ürün : Oğluma tişört,yeğenime tişört,kendime gömlek.
5- Seyrettiğim 3 Dizi : Yaprak Dökümü, Asi, Küçük Kadınlar.

Ve sıra geldi mimleyeceğimiz blog arkadaşlarımıza.
Bizi blog dünyası ile tanıştıran sevgili Aslı nın annesi Nuray http://benimhakkimdahersey.blogspot.com/ ve diğer blog arkadaşlarımızı http://merve_miray.sitemynet.com/mervemiray/ http://meripoint.blogspot.com/ mimledikkkkkkk.....

1 Temmuz 2009 Çarşamba

İyi ki Doğdu Anne ........

Bir yıl daha bitti. Bu yılın sonunda geriye batkımda harika bir yıldı diyemiyorum ama sağlıklı ve yanımda oğlum olduğu sürece daha ne isterim ki. Önümüzdeki yıl inşallah her yeni gün bir önceki günden daha güzel olur. Bu gün yanımda olan,uzaklarda olup ama kalbi ile yanımda olan tüm dostlarıma teşekkür ederim. Ayrıca yeni işe başlamama rağmen bu günü hatırladıkları ve onlar için değerli olduğumu hissettirdikleri için tüm iş arkadaşlarıma da teşekkürler.Pastanın tadı bu arada harikaydı :) Ayrıca hatırlayıp mesaj gönderen dostlarıma, geleneksel olarak Türkcell e de teşekkür ederim :) Bütün bunlar olurken oğlum mu ne yapıyor? Pastanın üzerindeki mumları yakıp, yakıp üflüyor. İYİ Kİ DOĞDU ANNE, İYİ Kİ DOĞDU ANNE deyip minicik kolları ile boynuma sarılıyor.Tabi anne bu durumda dünyada ki en mutlu insan oluyor. Bu pasta üfleme işlemi kaç kez tekrarlanıyor inanın ki sayamıyorum saatlerce. O kadar mutlu oluyor ki üfledikçe. Çocuklar ne kadar samimi ne kadar içten oluyorlar yüzündeki o gülücüğü görmeye değer.Umarım o gülücükler yüzünden hiç eksik olmaz oğlum ve ömür boyu böyle mutlu olursun..........